top of page

Ergenlikte Önemli Olan Ebeveyn Yaklaşımları Nelerdir?

aysenurdegermenci
2 Eyl
3 dakikada okunur

Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçişin yaşandığı; fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan önemli değişimlerin gerçekleştiği bir dönemdir. Ergen bir taraftan “Ben kimim?” sorusunun yanıtını ararken diğer taraftan ailesinden bağımsızlaşmaya, kendi kararlarını vermeye ve sosyal dünyada kendisine yeni bir yer edinmeye çalışır.

Bu süreç ebeveynler açısından da zorlayıcı olabilir. Daha önce kendisiyle pek çok şeyi paylaşan bir çocuğun odasına çekilmesi, arkadaşlarını ailesinin önüne koyması, kuralları sorgulaması veya daha fazla özgürlük istemesi ebeveynlerde kaygı yaratabilir. Ancak ergenlikte yaşanan bu değişimlerin önemli bir bölümü gelişim sürecinin doğal parçalarıdır.

Peki ebeveynler bu dönemde çocuklarına nasıl yaklaşmalıdır?

Kontrol Etmek Yerine İletişimde Kalmak

Ergenlik döneminde ebeveynlerin en sık yaşadığı ikilemlerden biri kontrol ve özgürlük arasındaki dengedir. Ergen daha fazla bağımsızlık isterken ebeveyn onu korumaya çalışır.

Aşırı kontrolcü yaklaşım ergenin kendisini baskı altında hissetmesine, ebeveyninden bazı şeyleri saklamasına veya sürekli çatışma yaşamasına neden olabilir. Tamamen sınırsız bırakmak ise ihtiyaç duyduğu güvenli çerçevenin ortadan kalkmasına yol açabilir.

Bu nedenle amaç kontrolü tamamen bırakmak değil, yaşına uygun sınırlar içerisinde sorumluluk ve özgürlük alanı oluşturabilmektir.

Dinlemek, Hemen Çözüm Üretmekten Daha Önemli Olabilir

Bir ergen yaşadığı problemi anlattığında ebeveynler doğal olarak çözüm üretmek isteyebilir. Ancak ergenin her zaman tavsiyeye ihtiyacı olmayabilir.

“Ben sana söylemiştim”, “Bunda üzülecek ne var?” veya “Boş ver, geçer” gibi ifadeler iyi niyetle söylense bile ergenin anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine “Bu senin için gerçekten zor olmuş gibi görünüyor” diyebilmek, bazen verilen bütün tavsiyelerden daha değerlidir. Çünkü anlaşıldığını hisseden ergen, iletişime daha açık hâle gelir.

Duyguları Küçümsememek

Ergenlikte duygular zaman zaman oldukça yoğun yaşanabilir. Arkadaş grubundan dışlanmak, romantik bir ilişkinin sona ermesi veya okulda yaşanan küçük bir olay yetişkin gözünden önemsiz görünürken ergen açısından oldukça büyük bir anlam taşıyabilir.

Ebeveynin görevi duyguyu ortadan kaldırmak değil, ergenin o duyguyla başa çıkabilmesine eşlik etmektir.

“Bunda ağlanacak ne var?” yerine “Bunun seni ne kadar üzdüğünü görebiliyorum” demek, ergenin duygularını tanımasına ve düzenlemesine yardımcı olabilir.

Eleştiri Yerine Davranışa Odaklanmak

“Sen çok sorumsuzsun”, “Tembelsin” veya “Böyle davranmaya devam edersen senden hiçbir şey olmaz” gibi ifadeler davranıştan çok ergenin kimliğine yönelik mesajlar içerir.

Bunun yerine problem olan davranışı tanımlamak daha sağlıklıdır.

“Son zamanlarda sorumluluklarını yerine getirmekte zorlandığını görüyorum. Bunu nasıl düzenleyebiliriz?” yaklaşımı hem sınırı korur hem de ergenin kişiliğini hedef almaz.

Ergenlik döneminde benlik algısı hâlâ gelişmektedir. Bu nedenle ebeveynlerden tekrar tekrar alınan mesajlar, gencin kendisi hakkında geliştirdiği düşünceler üzerinde etkili olabilir.

Mahremiyete Saygı Göstermek

Ergenin odasına kapıyı çalarak girmek, özel konuşmalarını sürekli sorgulamamak ve kişisel alanına saygı göstermek önemlidir.

Mahremiyet sınırsızlık anlamına gelmez. Ebeveyn güvenlikle ilgili ciddi bir risk olduğunda müdahale edebilir. Ancak yalnızca merak nedeniyle telefonunu gizlice kontrol etmek veya özel konuşmalarını okumak, ebeveyn–ergen arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilir.

Hatalarına Alan Açmak

Ergenlik aynı zamanda karar vermeyi öğrenme dönemidir. Karar vermeyi öğrenmenin yolu ise her zaman doğru kararlar vermekten geçmez.

Ebeveyn her problemi ergen adına çözdüğünde, ergen kendi seçimlerinin sonuçlarını deneyimleme fırsatını kaybedebilir. Güvenliği tehdit etmeyen durumlarda küçük hatalara izin vermek; sorumluluk alma, problem çözme ve öz yeterlilik gelişimini destekleyebilir.

Bağımsızlaşmasını Reddedilme Olarak Görmemek

Ergenin arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmek istemesi, ebeveynleriyle her şeyi paylaşmaması veya bazı kararlarını kendisinin vermek istemesi aileden kopmak istediği anlamına gelmez.

Ergenlikte temel gelişim görevlerinden biri bağımsız bir kimlik oluşturabilmektir.

Bu nedenle ebeveynin önemli görevlerinden biri, çocuğunun kendisinden uzaklaşmasını engellemek değil; uzaklaşabildiği hâlde ihtiyaç duyduğunda güvenle geri dönebileceği bir ilişki oluşturabilmektir.

Ergenlerin hâlâ sınırlara, yönlendirmeye ve ebeveynlerinin varlığına ihtiyacı vardır. Ancak bu ihtiyaç çocukluk döneminden farklı şekilde ifade edilir.

Ergenlikte güçlü ebeveynlik; her davranışı kontrol etmekten çok, sınır koyarken ilişkiyi koruyabilmek, konuşurken dinleyebilmek ve bağımsızlaşmasına izin verirken yanında kalabilmektir.

Çünkü ergenin ihtiyacı ne tamamen özgür bırakılmak ne de sürekli kontrol edilmektir. En temel ihtiyaçlarından biri, büyürken kendisine güvenildiğini ve ihtiyaç duyduğunda ebeveyninin hâlâ orada olduğunu bilmektir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page