top of page
Ara


Ergenlikte Önemli Olan Ebeveyn Yaklaşımları Nelerdir?
Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçişin yaşandığı; fiziksel, duygusal ve sosyal açıdan önemli değişimlerin gerçekleştiği bir dönemdir. Ergen bir taraftan “Ben kimim?” sorusunun yanıtını ararken diğer taraftan ailesinden bağımsızlaşmaya, kendi kararlarını vermeye ve sosyal dünyada kendisine yeni bir yer edinmeye çalışır. Bu süreç ebeveynler açısından da zorlayıcı olabilir. Daha önce kendisiyle pek çok şeyi paylaşan bir çocuğun odasına çekilmesi, arkadaşlarını ailesinin önün
aysenurdegermenci
2 Eyl3 dakikada okunur


Çocuklarda Okul Kaygısı
Okula gitmek çocukların yaşamında yalnızca akademik bir süreç değildir. Okul; aileden ayrılmayı, yeni ilişkiler kurmayı, performans göstermeyi, kurallara uyum sağlamayı ve farklı sosyal durumlarla baş etmeyi gerektirir. Bu nedenle özellikle okula yeni başlayan, okul değiştiren veya yeni bir döneme geçen çocuklarda belirli düzeyde kaygı görülmesi oldukça doğaldır. Ancak kaygının yoğunlaşması, uzun süre devam etmesi ve çocuğun günlük yaşamını etkilemeye başlaması durumunda okul
aysenurdegermenci
2 Eyl3 dakikada okunur


Sınır Koyamamanın ve “Hayır” Diyememenin Zararları
İnsan ilişkilerinde anlayışlı, yardımsever ve uyumlu olmak çoğu zaman olumlu özellikler olarak değerlendirilir. Ancak başkalarının ihtiyaçlarını sürekli olarak kendi ihtiyaçlarımızın önüne koyduğumuzda, istemediğimiz durumlara “evet” dediğimizde ve rahatsız olduğumuz davranışlara sınır koyamadığımızda bu özellikler zamanla psikolojik bir yük hâline gelebilir. Sınır koymak, bir başkasını hayatımızdan çıkarmak veya insanlara karşı katı olmak anlamına gelmez. Aksine sınırlar; ne
aysenurdegermenci
2 Eyl3 dakikada okunur


Kendimizle İlgili Negatif İnançlarımız Hayatımızı Nasıl Şekillendirir?
İnsan yalnızca yaşadığı olaylardan değil, bu olayları nasıl yorumladığından da etkilenir. Özellikle kişinin kendisi hakkında geliştirdiği düşünceler, duygularını, ilişkilerini, kararlarını ve davranışlarını önemli ölçüde şekillendirebilir. “Ben yetersizim”, “Sevilmeye değer değilim”, “Başarısızım”, “Güçsüzüm” ya da “Bende bir sorun var” gibi negatif kognisyonlar zamanla kişinin kendisine bakışının bir parçası hâline gelebilir. Bu düşünceler çoğu zaman tek bir olay sonucunda o
aysenurdegermenci
2 Eyl2 dakikada okunur


Obsesif Kompulsif Bozukluk Yaşayan Bireylere Söylenmemesi Gereken Şeyler
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin kontrolü dışında ortaya çıkan, tekrarlayıcı ve rahatsız edici düşüncelerle (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak amacıyla gerçekleştirilen davranışlar ya da zihinsel eylemlerle (kompulsiyonlar) karakterize bir ruhsal bozukluktur. Ancak OKB, günlük dilde sıklıkla “takıntılı olmak”, “fazla titiz olmak” veya “düzeni sevmek” ile karıştırılır. Bu nedenle OKB yaşayan bir bireye iyi niyetle söylenen bazı cümleler, kişin
aysenurdegermenci
2 Eyl2 dakikada okunur


Yaygın Anksiyete Bozukluğu mu? Panik Atak mı?
Kaygı, yaşamın doğal bir parçasıdır. Belirsizliklerle karşılaştığımızda, önemli bir karar vermemiz gerektiğinde ya da tehdit olarak algıladığımız bir durum yaşadığımızda kaygılanabiliriz. Ancak bazı kişilerde kaygı belirli bir olayla sınırlı kalmaz; günün önemli bir bölümüne yayılır, kontrol edilmesi güçleşir ve yaşam kalitesini etkilemeye başlar. Bazı kişilerde ise kaygı çok daha ani ve yoğun biçimde ortaya çıkar; kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi veya kontrolü kaybetme k
aysenurdegermenci
2 Eyl3 dakikada okunur


Depresyonda Ruminasyon Ne Demek?
Depresyon yalnızca üzgün hissetmek, enerjinin azalması ya da hayattan eskisi kadar keyif alamamakla sınırlı değildir. Depresyon sırasında kişinin düşünme biçiminde de önemli değişiklikler görülebilir. Bunlardan biri ruminasyon, yani kişinin yaşadığı olumsuz olayları, duyguları ve bunların nedenlerini zihninde tekrar tekrar düşünmesidir. Ruminasyon sırasında zihin çoğu zaman bir problemi çözmeye çalışıyormuş gibi görünür. Kişi “Neden böyle hissediyorum?”, “Neden bunu yaptım?”,
aysenurdegermenci
2 Eyl2 dakikada okunur


Bağlanma Türleri: İlişkilerde Yakınlık Kurma Biçimimizi Anlamak
İnsan ilişkilerinde bazı örüntülerin tekrar ettiğini fark ederiz. Kimi insanlar yakınlık kurduklarında kendilerini güvende hissederken kimileri karşısındaki kişinin uzaklaşmasından yoğun biçimde kaygılanabilir. Bazıları ise bir ilişki derinleşmeye başladığında geri çekilme, mesafe koyma ya da duygularını bastırma eğiliminde olabilir. Bu farklılıkların önemli açıklamalarından biri bağlanma sistemidir. Bağlanma kuramı, ilk olarak psikiyatrist John Bowlby tarafından geliştirilmi
aysenurdegermenci
2 Eyl3 dakikada okunur


Dijital Çağda Aşk: Sosyal Medya İlişkileri Nasıl Etkiliyor?
İnsan ilişkileri tarih boyunca toplumsal, ekonomik ve teknolojik değişimlerden nasibini almıştır. Ancak son yirmi yılda hayatımızın merkezine yerleşen sosyal medya, ikili ilişkilerin dinamiğini daha önce hiç görülmemiş bir hızda ve ölçekte dönüştürdü. Günümüzde bir ilişkinin başlaması, ilerlemesi ve hatta bitmesi büyük oranda dijital ekranlar üzerinden şekilleniyor. Peki, sürekli çevrimiçi olma hali ve sanal etkileşimler gerçek dünyadaki bağlarımızı nasıl etkiliyor? Sosyal me
aysenurdegermenci
31 Ağu2 dakikada okunur


Bağlanma Sistemimiz Neden Aynı Kişileri Seçiyor?
Romantik ilişkilerde zaman zaman dikkat çekici bir tekrar yaşanabilir: Partnerler değişse de ilişkide deneyimlenen duygular, çatışmalar ve beklentiler birbirine benzeyebilir. Kişi kendisini tekrar tekrar duygusal olarak mesafeli, belirsiz ya da ulaşılması güç kişilerle ilişki kurarken bulabilir. Ya da tam tersine, yakınlık arttığında geri çekilme ve ilişkide mesafe yaratma eğiliminin tekrarlandığını fark edebilir. Bu tekrarların anlaşılmasında bağlanma kuramı önemli bir çerçe
aysenurdegermenci
31 Ağu3 dakikada okunur
bottom of page
