top of page

Çocuklarda Okul Kaygısı

aysenurdegermenci
2 Eyl
3 dakikada okunur

Okula gitmek çocukların yaşamında yalnızca akademik bir süreç değildir. Okul; aileden ayrılmayı, yeni ilişkiler kurmayı, performans göstermeyi, kurallara uyum sağlamayı ve

farklı sosyal durumlarla baş etmeyi gerektirir. Bu nedenle özellikle okula yeni başlayan, okul değiştiren veya yeni bir döneme geçen çocuklarda belirli düzeyde kaygı görülmesi oldukça doğaldır. Ancak kaygının yoğunlaşması, uzun süre devam etmesi ve çocuğun günlük yaşamını etkilemeye başlaması durumunda okul kaygısından söz edilebilir.

Okul kaygısı her çocukta aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bazı çocuklar açıkça “Okula gitmek istemiyorum” diyebilirken bazıları kaygısını davranışları veya bedensel belirtileri aracılığıyla gösterebilir.

Okul Kaygısı Nasıl Anlaşılır?

Okul kaygısı yaşayan çocuklarda özellikle sabah saatlerinde karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, iştahsızlık veya halsizlik gibi bedensel yakınmalar görülebilir. Çocuk okula gitmemek için ağlayabilir, hazırlanmayı geciktirebilir veya ebeveynden ayrılmakta güçlük yaşayabilir.

Bazı çocuklarda ise belirtiler daha örtüktür. Çocuk okula gitmeye devam eder ancak derslerde hata yapmaktan yoğun biçimde korkabilir, sınavlardan önce aşırı kaygılanabilir, öğretmeninin kendisine soru sormasından çekinebilir veya arkadaşları tarafından dışlanacağı konusunda endişe yaşayabilir.

Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duyguyu “kaygı” olarak tanımlayamayabilir. Bu nedenle çocuğun davranışlarındaki değişimleri ve bedensel yakınmalarını dikkate almak önemlidir.

Çocuk Neden Okuldan Kaygılanır?

Okul kaygısının tek bir nedeni yoktur. Çocuğun mizacı, aile ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve okul ortamı birlikte etkili olabilir.

Ebeveynden ayrılmakta zorlanmak, yeni bir okula başlamak, arkadaş ilişkilerinde problem yaşamak, akran zorbalığına maruz kalmak, öğretmenle ilgili yaşanan olumsuz deneyimler veya akademik olarak başarısız olma korkusu okul kaygısını artırabilir.

Mükemmeliyetçi özellikleri bulunan çocuklarda hata yapmak veya beklenen başarıyı gösterememek de önemli bir kaygı kaynağı olabilir. Çocuk zamanla “Yanlış cevap verirsem herkes bana güler”, “Sınavdan düşük not alırsam ailemi hayal kırıklığına uğratırım” veya “Arkadaşlarım beni istemezse yalnız kalırım” gibi düşünceler geliştirebilir.

Aile içinde yaşanan önemli değişimler de çocuğun güven duygusunu etkileyebilir. Taşınma, boşanma, kayıp, hastalık veya aile içindeki yoğun stres dönemlerinde çocukların okuldan ayrılmak istememesi ya da ebeveynden uzaklaşmakta zorlanması görülebilir.

Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?

Çocuğun okul kaygısı karşısında ilk yapılması gereken şey, kaygısını küçümsememektir. “Korkacak ne var?”, “Herkes okula gidiyor” veya “Büyüdün artık” gibi ifadeler çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine “Okula giderken seni en çok endişelendiren şey ne?” gibi açık uçlu sorular sormak çocuğun yaşadığı güçlüğü anlamaya yardımcı olabilir.

Burada önemli olan yalnızca çocuğu rahatlatmak değil, kaygının altında ne olduğunu keşfetmektir. Çünkü arkadaşları tarafından dışlanan bir çocukla ebeveyninden ayrılmaktan korkan bir çocuğun ihtiyaçları aynı değildir.

Çocuğun kaygısı nedeniyle sürekli olarak okuldan uzak tutulması da dikkat edilmesi gereken bir başka noktadır. Okula gitmemek kısa vadede çocuğu rahatlatabilir. Ancak çocuk zamanla “Okula gitmezsem kaygımdan kurtuluyorum” bağlantısını öğrenebilir ve kaçınma davranışı güçlenebilir.

Bu nedenle çocuğun yaşına ve yaşadığı kaygının düzeyine uygun biçimde okul rutinini mümkün olduğunca sürdürmek önemlidir.

Evde Neler Yapılabilir?

Sabahları acele ve çatışmanın azaltılması, uyku saatlerinin düzenlenmesi ve okul hazırlıklarının mümkün olduğunca önceden yapılması çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.

Ebeveynlerin kendi kaygılarını nasıl ifade ettikleri de önemlidir. Çocuğun okulda zorlanacağı konusunda yoğun endişe yaşayan bir ebeveyn, farkında olmadan bu kaygıyı çocuğa aktarabilir.

Çocuğun yalnızca başarılarına değil, gösterdiği çabaya ve zorlandığı durumlarla baş etme girişimlerine de dikkat çekmek önemlidir. “Bugün kaygılanmana rağmen sınıfa girdin” gibi ifadeler çocuğun kendi baş etme kapasitesini fark etmesine yardımcı olabilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Okul kaygısı haftalar boyunca devam ediyor, çocuk sık sık okula gitmeyi reddediyor, yoğun bedensel belirtiler gösteriyor, akademik veya sosyal işlevselliği belirgin biçimde etkileniyorsa profesyonel destek değerlendirilmelidir.

Çocuklarda okul kaygısında temel amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, çocuğun kaygı yaşarken de onunla baş edebilme becerisini geliştirmektir. Anlaşıldığını hisseden, duygularını ifade edebilen ve küçük adımlarla korktuğu durumlarla karşılaşmayı öğrenen çocuk, zaman içerisinde okul ortamında kendisini daha güvenli hissetmeye başlayabilir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page